Anasayfam yap   Sitene ekle  Künye  Bize Ulaşın
  Üyelik      
Anasayfa      Başyazı    Erzurum       Bölge       Türkiye       Güncel       Sağlık       Eğitim       Kültür/Sanat       Spor       Özel       Siyaset   
 
  LÜTFEN DİKKAT! -   Erzurum AKP'de kadın öfkesi -   Erzurum'un suyu temizlenmiş! -   Erzurum'un yabancı konukları! -   DSP’nin adayını CHP kaptı -   Erzurumlu gurbette isyan etti -   Kurtlar Vadisi kanalını seçti -   Bingöl'de 5 PKK'lı tutuklandı -   İşte MHP'nin Bursa adayı -   Erzurum'da İsrail'e öfke! -   İstanbul'u Dadaşlar yönetecek! -   Erzurum’da Filistin Yürüyüşü -   Sağlık Sigortası Işık Saçtı -   AKP'de aday sancısı! -   Gazeteci İspirli yoğun bakımda -   Erzurum'da DTP gözaltısı! -   Burası Erzurum Palandöken! -   İşte hafta sonu hava! -   Erzurumlu Bayram Ağa!.. -   İşte Erzurum-Diyarbakır farkı -

Anasayfaya dön  
 
Spor medyasının deli fişeği!..

"Erzurumspor'un menfaatleri için yaptığım eleştirilerden, haberlerden dolayı babam iki kez işinden oldu. Beni defalarca çalıştığım gazetelerin patronlarına şikâyet ettiler. Ama bu beni hiç bir zaman yıldırmadı. Doğru bildiğim her şeyi yazdım. 

 

Röportaj:Orhan BOZKRUT/ Gazete Guncel

 

Orkun Çizmeli... 1975 Erzurum doğumlu. İlk ve orta öğretimini Erzurum'da tamamlamış. "Hayatımın hatası" dediği Endüstri Meslek Lisesi Torna Tesviye Bölümü mezunu. Ev hanımı bir anne ve ilaç mümessili bir babanın tamamen tesadüfler sonucu gazeteciliğe başlamış tek oğlu... Liseyi bitiren Orkun, babasının yakın dostu olan Cafer Çoşkun'un aracılığı ile 1993 yılında ERTV'de reklâmcı olarak medya sektörüne adım atar. O yıllar Erzurum, yerel televizyonlarla yeni yeni tanışmaktadır. Taş Mağazaları'nda reklam almak için gittiği bir işyerinden "Ne bu ya!.. Sabahdan beri bir dilenciler geliyor,  bir de reklâmcılar..." diye mağaza sahibi tarafından kovulur. Bu beklemediği tepki yüzünden ERTV’den bu işi yapamayacağını düşünerek ayrılmak ister. Ancak yöneticileri onu bırakmaz. Askere giden stüdyo kameramanlarından birisnin görevini devralır... Orkun, bir anda hiç aklından geçmeyen bir işe; artık kameramanlığa başlamıştır. ERTV kapanana kadar da bu görevini başarıyla sürdürür. Daha sonra Palandöken Gazetisi'nde çalışır. Bir süre sonra buradan ayrılarak bir arkadaşıyla 'Görünüm' adında haftalık bir gazete çıkarırlar. Bu gazetenin kapanmasının ardından Erzurum ve Ekspres Gazetesi'nde görev alır. Erzurum'un ilk spor gazetesi Zirve'nin de kurucularından olan Orkunu Çizmeli halen Palandöken Gazetesi'nin Yazı İşleri Müdürlüğü'nün yanı sıra Akşam Gazetesi'nin Erzurum temsilciliğini de sürdürüyor. Genç kuşağın başarılı habercilerinden olan özellikle de spor alanında yazdığı haber ve yorumlarıyla kamuoyunda en çok tartışılan  gazetecilerden biri olan Orkun Çizmeli ile meslek serüvenini, Erzurumspor'u ve Erzurum'u konuştuk.

 

Neden spor muhabirliği ve Erzurumspor?

 

Çocukluğumdan beri futbola büyük bir ilgim var. Çok iyi bir Beşiktaş taraftarı olmama rağmen Erzurumspor'un hastasıyım.Kendimi bildim bileli Erzurumspor'un iç sahadaki bütün maçlarını izlemişimdir. İyi bir Beşiktaş taraftarı olmama rağmen Erzurumspor birinci ligde iken Beşiktaş'ın kadrosunu bile hatırlamıyorum. Çünkü o dönemde 24 saatim Erzurumspor'du. Erzurum'da yerel basına spor kültürünü ben getirdim. Bu konuda hiç mütevazı olmama gerek yok. Bugüne kadar çalıştığım bütün gazetelerde ilk kez spor sayfası geleneğini ben oluşturdum. Benden önce Erzurum yerel basınında hiçbir gazetenin spor sayfası yoktu. Ne Erzurum'da, ne Ekspres'de, ne de Palandöken Gazetesi’nde. Çünkü, Erzurum'da benim gazeteciliğe başladığım dönemlerde spora pek fazla yer verilmezdi. Gazete yöneticileri için spor angarya iş gibi gözükürdü. Bu iş tamamen senin ilgine kalmıştır. Sen kendin vakit ayırırsan olur. Yani başka bir haber varken Erzurumspor'u takip edersen işini aksatmış görünürsün. Bu fedakârlığı yıllarca yapa yapa bu kültürü geliştirdik. Şimdi artık yerel basında spor ve özellikle Erzurumspor haberleri birinci sayfalarda yer buluyor. Zaman zaman manşet oluyor.

 

Erzurumspor'u takip etmeye başladığın zamanlarda çalıştığın gazetelerdeki yöneticilerinden ne gibi eleştiriler alıyordun?

 

"Erzurumspor'dan bir şey olmaz. Bu takımla neden uğraşıyorsun. Git daha düzgün haberler yap. Erzurum’un başka sorunu sıkıntısı yok mu?" diye çok fırça yemişimdir. Erzurumspor maalesef yerel basınımız için bir zamanlar ciddi olmayan bir işti. Onla uğraşanlar da ciddiyetten uzak bir iş yapıyor gözüküyorlardı. Zamanla bunu aştık. İnsanlara Erzurumspor'un, Erzurum'un bir parçası olduğunu gösterdik. Şimdi internet çıktı. İnternet artık her şeyin belgesi olmaya başladı. Görüyoruz ki, Erzurumspor haberleri haber sitelerinin, gazetelerin en çok okunan haberleri olmaya başladı. Erzurumspor'un çok ciddi bir okuyucu kitlesi ve izleyeni var. Biraz zor oldu, zaman aldı belki ama bu gerçeği yerel medyamızda gördü ve kabullendi. Bugün birçok gazetenin sadece spor haberlerini ve Erzurumspor'u takp eden özel muhabirleri var.

 

Erzurumspor, son iki yıldır ciddi sıkıntılar yaşıyor. 40 yıllık kulüp tarihinde hiç yaşamadığı sorunlarla karşı karşıya geldi. Kayyumlar, lisans krizleri, ibra edilmeyen hesaplar, borçlar, icralar... Yıllardır bu kulübü en yakından takip eden birisi olarak Erzurumspor nereye gidiyor, Erzurumspor'da bizim bilmediğimiz neler oluyor?

 

Öncelikle Erzurumspor'a gerçek anlamda kimse sahip çıkmıyor. Erzuruspor'a tamamen siyasi anlamda sahip çıkılıyor. Daha doğrusu çıkılıyormuş gibi gösteriliyor. Bunun nasıl yapıyorlar diyeceksiniz? Kulübün ciddi bir sorunu var diyelim. Bundan da herkesin haberi var. Önce bu soruna herkes kayıtsız kalıyor. Sorun iyice büyüyüp ve aşılamaz bir engel olarak önümüze çıkıyor. Ve bu son anda olay bir şekilde çözülüyor. Toplu fotoğraflar çekiliyor. "Biz çözdük. İşte Erzurumspor'un sahibi biziz.." gibi  havalar atılıyor. Erzurumspor son yıllarda bazı kişilerin oyuncağı oldu. Birileri Erzurumspor'u alıyor ve istediği gibi oynuyor. Bakın ben 15 yıldır Erzurumspor'un içerisindeyim. Bu kulübün artık ciğerini biliyorum. Ama bu ciğerini bildiğim kulübün ne kadar borcu vardır onu bir türlü öğrenemedim. Hiç bilmediğiniz, tanımadığınız, ömründe Erzurumspor'un bir kez olsun kapısından geçmemiş isimlerin bu kulüpten alacağı var.

 

ERZURUMSPOR'U RANT KAPISI HALİNE GETİRMİŞLER

 

Bu borçlar ve alacaklılar konusu kamuoyunda hep tartışılıyor. Kimdir bu kulübün alacaklıları belli değil mi, bu kulübün bir hesabı kitabı, muhasebesi yok mu?

 

Erzurumspor'da 2003 yılından sonra her şey birbirine girmiş. Erzurumspor'un miladi 2003'tür. Bu tarihin öncesi ve sonrasını iyi analiz etmek gerekir. Bakın 2003'ten önce bu kulübün kongrelerinde iki üç başkan adayı olur, saygın işadamları, spor kamuoyunun yakından bildiği, bu işi bilen ciddi yönetimler göreve gelirdi. Bu tarihten sonra ise Erzurumspor'da, berberlerin (kesinlikle bu meslek gurubunu hakir görmüyorum yanlış anlaşılmasın), ne iş yaptığı belli olmayan insanların, kullandığı telefonunda bile kontörü olmayan kişilerin aday olduğu giderek küçülen bir Erzurumspor ortaya çıktı. Erzurumspor hızla küçülerek prestijini ve kurumsallığını yitirdi.

 

Bu durum sadece Erzurumsporla ilgili değil ki şehirde hızla prestijini kayıp etmiyor mu?

 

Haklısınız bu görüntü birden gelişen bir durum değil. Ben hiç bir zaman Erzurumspor'a sadece bir futbol takımı olarak bakmadım. Halen daha da bakmıyorum. Erzurumspor, Erzurum'un aynası. Erzurum hızla kaliteli göç veren ve kalitesiz göç alan bir şehir. Bu şehirden işadamları gidiyor, işsizler geliyor. Şehir hızla kan kaybediyor. Bu doğal olarak Erzurumspor'a da yansıyor. Geri kalmışlık bir bütündür. Erzurumspor küçülürken, Erzurum büyümüyor ki, o da küçülüyor. Eğer Türkiye’nin 16 büyük şehrinden birisi olan Erzurum bugün kalkınmışlık sıralamasında yetmişinci ise. Erzurumspor'un ikincilik B kategorisinde olması başarısızlık değildir. Şehirler içinde bir lig klasmanı olsa bu ekonomi göstergeleri ile Erzurum'un yeri Erzurumspor'dan çok daha alt kümeler olur...

 

Peki çözüm ne nasıl bu borç batağından kurtulup, yeniden üst klasmanlara tırmanacağız?

 

Biraz öncede anlattığım gibi 2003 yılından sonra Erzurumspor'da göreve gelen hiç bir yönetim samimi değildi. O yöneticiler için amaç Erzurumspor'un başarısı değildi. Herkes Erzurumspor üzerinden şov yapmaya geldi. Ama bu arada bir şeyi de gördüle; burada ciddi bir para trafiği var. Ve bu fırsatı hiç kaçırmayıp hemen rant trafiğine dönüştürdüler. Bakın şu anda Erzurumspor'un 4 trilyona yakın eski başkanlara borcu var. Bakıyoruz bu 5 yıllık süre içerisinde Erzurumspor'a 4 trilyon harcayan kimse yok. Kim bu kadar parayı harcadı da istiyor. Bunu bilen de yok. İşte sezonun ilk haftasında hep birlikte gördük.320 milyar lira borç yüzünden takım sahaya çıkamadı. Bu borçlar, "Ben bu takıma 1 trilyon 800 milyar lira harcadım" diyen başkanın döneminden gelen borçlar değil mi? Siz hiç Erzurumspor’un son 5 yıl içerisinde 5 trilyon liralık bir bütçe oluşturduğunu, 5 trilyonluk bir takım kurduğunu gördünüz mü? Bu takımın en büyük bütçesi 2003 sonrasında 1.5 trilyon liradır. Bu da zaten stat gelirleri ve diğer yardım ve bağışlardan karşılanmıştır. Birileri bu kulübü rant kapısı haline getirmiş. Bunu yazdığımızda da biz hain oluyoruz, Erzurumspor'un, Erzurum'un düşmanı oluyoruz.

 

Herkes Erzurumspor'dan alacaklı. Erzurumspor'un hiç mi geliri yok. Bu kulüp kendi yağı ile kavrulamaz mı, hep bir kurtarıcı mı bekleyeceğiz?

 

Erzurumspor'un otogardan aylık 3 milyar lira civarında bir geliri var başka da bir geliri yok. En önemli gelir kalemi iddia buradan yılda yaklaşık 1 trilyon lira gelir var. Ancak, kulübe kuruş faydası olmayan bir gelir. Direk borçlardan dolayı icraya gidiyor. Haa birde Büyükşehir Belediyesi'nin yeni yapılan otoparkları var. Ancak buralardan henüz ciddi bir gelir söz konusu değil. Erzurumspor'un en önemli sorunlarından birisi samimiyetsizlik. Şimdi yiğidin hakkını yiğide vermek gerek. Ben Ahmet Küçükler'i en çok eleştiren gazetecilerden birisiyimdir. Ancak, bu son dönemde Erzurumspor'a olan katkısını, samimi gayretlerini kimse inkâr edemez. Birçok kişi sadece konuşuyor ama ortaya somut bir şey koymuyor. Ahmet Küçükler, en azından ortaya somut bir şeyler koydu. Yapılan iki otoparkın gelirini kulübe bağışladı. Ciddi bağışlarda bulundu. Bakın Cedit ve Adnan Menderes Oto Parkları'ndan Erzurumspor'a aylık en az 10 milyar lira gelir sağlanacak. 10 milyar en azından bu kulübün mutfak gideri demektir. Bu kulübün futbolcularının tesislerde yemek bulamadığı, aç karnına antrenman yaptığı günleri de biliyoruz. Bizim şehir olarak en büyük hastalığımız toplumsal hareket ve birlik ruhundan uzak olmamız. Bu şehirde her hangi bir sorun karşısında birisi ortaya çıktımı hemen herkes geri çekiliyor. Bir bakıyorsunuz yük o tek kişinin omuzlarında kalmış. Şimdi herkes ne diyor? "Cevdet Tamgaç Erzurumspor’a Başkan olmuş. Kardaş, başkan olmak kolay mı sorunları da çözecek, gerekli parayı da bulacak" İşte biz Erzurumluların yapısı bu. Ya böyle bir zihniyet olur mu?

 

Bu kayyum sürecinde Erzurumspor'un kapanması daha doğrusu kapatılması da gündeme geldi. Erzurumspor kapanırsa Erzurum ne kaybeder?

 

Doğru Erzurum'da çok ciddi bir kesim Erzurumspor'un kapanmasından yana ancak gelecek tepkilerden çekindikleri için bunu yüksek sesle dillendirmiyor. Kapalı kapılar ardında konuşuyor, fısıltı ile yayıyorlar. Ben bu kulübün kapanmasını isteyenlerin ufuksuz olduğunu söylüyorum. Çünkü yarın Ilıca’dan Aşkale'den öteye geçtiğinizde Erzurumspor'un kapanmışlığının ne olduğunu o zaman yaşarsınız. Dışarıda "bir takıma bile sahip çıkamadınız" diye sorduklarında sanırım herkes yüreğinde bir sızı hisseder. Türkiye'nin 16 büyük şehrinden birisi Erzurum ve bu 16 şehirden birisi olan Erzurum'da bir spor kulübüne sahip çıkamıyoruz. Şunu iddia ediyorum ki; Erzurum'da basın olmasaydı bu kulüp çoktan kapatılmıştı. Eğer bugün iyi kötü bu ligde bu takım mücadele ediyorsa bu Erzurum basınının sayesinedir.

 

YAZDIĞIM HABERLER YÜZÜNDEN BABAM İŞİNDEN OLDU

 

Basının önemini anlatıyorsun ama bu günlerde Erzurum’da basından pek kimse memnun değil.

 

Basının gücüde demek ki bir yere kadar. Her yerde olduğu gibi Erzurum'da da basından rahatsız olan birileri her zaman vardır. Kimileri tehdit, eder, kimileri yasak getirir. Ama kimse unutmasın ki biz gazeteciyiz. Bizim işimiz bu, kapıdan kovsalar bacadan bir şekilde gireriz. Bu konu da her gazeteci gibi bende zaman zaman bazı sorunlar yaşadım. Yaşamaya da devam ediyoruz. Gazeteciyseniz, yazdığınız her haberde birileri memnun olur, birilerinin de rahatsız olması doğaldır. Benim Erzurumspor'un menfaatleri için yaptığım eleştirilerden, haberlerden dolayı babam iki kez işinden oldu. Beni defalarca çalıştığım gazetelerin patronlarına şikâyet ettiler. Ama bu beni hiç bir zaman engelleyemedi. Ben, 7 yıllık başkanlık döneminde Cemal Polat'ı en ağır eleştiren gazetecilerden birisiydim. Polat'ı her anlamda, ekonomik harcamalarında da, sportif başarıları ve başarısızlıklarında da sorgulamış manşetlere çekmiş birisiyimdir. Ama bugün Sayın Polat ile çok iyi bir dostluğum var. Benim için mesleğim başka dostluluğum başkadır. Ben altı ay önce Bekir Ilıcalı'nın bu kulübe yaklaşık 2 trilyon liralık temlik koyduracağını söylediğimde bazı kesimler bana küfür dolu hakaret mailleri yazdırıyor, internet gruplarında hain ilan ediliyordum. Ama bakın şimdi ben susuyorum Erzurum konuşuyor. "Bekir Ilıcalı, Erzurumspor'a 2 trilyonu nerede nasıl verdi?" diyerek kongrede hesaplar ibra edilmiyor. Kavgalar çıkıyor. Bu anlamda Erzurum kamuoyu benim tam 6 ay arkamdan geliyor. Ben işte buna üzülüyorum. Benim gazetecilik anlayışımda şahıslar değil Erzurum ve Erzurumspor'un menfaatleri önemlidir. Bu anlamda kim olursa olsun ben işimi yaparım, yapmaya da devam edeceğim.

 

2011 yılında Erzurum uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapacak. Erzurumspor'a lisans çıkaramayan bir şehir bu dev organizasyonun altından başarı ile kalka bilir mi?

 

Bu konuda kamuoyunda çok ciddi endişeler var. Bu endişeleri bende yersiz bulmuyorum. Çünkü 2005 yılının Ocak ayında davul_zurna ve sevinçle karşıladığımız bu organizasyon için henüz bir arpa boyu yol alınmış değiliz. Bakın, hazırlıkların çok ağır ilerlediği yönündeki eleştiriler sonrası Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Erzurum'a geldi. Toplantılar düzenledi. Gözümüze baka baka ne dedi: "Erzurum'a 2011 için 400 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz. Daha ne istiyorsunuz. Bu parayla 40 tane hastane, 30 tane okul yapardık. Kimse merak etmesin, 2011 için her şey tıkır tıkır işliyor" dedi ve gitti. Ama biz hala somut bir şey görmedik. Çin, Pekin olimpiyatlarını yaptı. Çin'in olimpiyatlara hazırlanmak için ayırdığı bütçe 40 milyar dolar. Çin, bu para ile sadece stadlar, yüzme havuzları, spor salonları yapmadı ki. Adeta Pekin'i baştan aşağı yeniden imar etti. Modern bir kentsel dönüşüm gerçekleştirdi. Şimdi Erzurum'a bakın. Bu harabe haldeki görüntü ile mi dünya kamuoyunun önüne çıkacağız? Önümüzde iki yaz kalmış. Yani 5 aydan 10 aylık bir süreç. Hadi,  teknoloji ilerledi diyoruz. Gerekli tesisleri zamanında bitirdiğimizi varsayalım. Şehir olarak Erzurum'un 2011'e hazırlanması için ne yapıyoruz? Bizi ciddi bir fiyasko bekliyor. Oyunları yaparız yapmasına ama Erzurum olarak biz bu zihniyetle bu organizasyondan ne kazanırız işte orası meçhul...

 

Bir spor gazetecisi olarak 2011 konusunda neler yapılıyor, neler yapılacak hiç bir bilgi alamıyor musunuz?

 

Erzurum'da her şey kapalı kapılar ardında yapılıyor. Bakıyorsunuz mailinize bir bülten gelmiş. Bilmem hangi belediyeden. Bilmem kim başkanı ziyaret etmiş. Valilik bilmem ne toplantısı yapmış. Bilmem ne kararı almış. Ya bu gelişmeleri biz gazetecilerin takip etmesi gerekmez mi? Neden her şeyi gizliyorsunuz. 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları için yapılan çalışmalarda da aynı uygulama söz konusu. Her hafta toplantılar yapılıyormuş, bizi kimse çağırmıyor. Ne konuşuluyor, neler tartışılıyor bilmiyoruz. Sadece mailler geliyor: "2011 için teknik toplantı yapıldı" İyi hayırlı olsun. Kim yaptı,  neler konuşuldu, tartışıldı? Ne bilen var, nede bilmemizi isteyen. Teknoloji basını da uyuşturdu. Eskiden haber bulmak için akşama kadar koşuştururduk. Şimdi buna hiç gerek yok. Ajanslar var. Her gazete en az bir iki ajansa abone. İnternet gibi bir bilgi denizi elinin altında. Kopyala, kes, yapıştır. Al sana gazete. Hemen tüm kamu kurumlarının basın büroları var. Onlarda kendi faaliyetlerini anlatan bültenleri, fotoğrafları gönderiyor. Oh ne ala... Her şey güllük gülistanlık. Ama bir Bursa'da, bir Trabzon'da böyle değil. Yerel basın oralarda şehrin can damarı. Şehir basınına sahip çıkıyor, basında şehri ile omuz omuza hedefine koşuyor. Trabzon’da bir yerel gazete günlük en az  5-6 bin satıyor. Bursa’da bu rakam 10-15 bin civarında. Erzurum'da ise 15 tane yerel gazete yayınlanıyor. Belki de daha fazladır. Ben bile net olarak sayısını bilmiyorum. Bir kaçı hariç, hepsi bir birinin aynısı bin adet satan tek gazete gösteremezsiniz.

 

ERZURUM HIZLA TAŞRA KASABALARINA BENZİYOR

 

Bu tek tip sosyal hayat, verilenle yetinme anlayışı nasıl değişecek?

 

Erzurum'da hiç bir şeyin değişeceğine inanmıyorum. Erzurum resmen teslim olmuş bir şehir. Güç kimde ise onun yanında. Sorgulama yok, eleştiri kültürü yok. Hakkını arama bilinci yok. Şimdi, Faruk Özak'ın Trabzon'a, Kemal Unakıtan'ın Eskişehir'e yaptıklarını, Kürşat Tüzmen'in Mersin için gösterdiği çabayı, sağladığı kaynakları ya da ne biliyim Mehmet Ali Şahin'in Antalya için yaptıklarına bakın. Herkes bunları görüyor. Ama kimsenin umurunda değil. "Bizim için neden kimse kılını kıpırdatmıyor?" diye bir Allah'ın kulu sormuyor. Erzurumlu ne yapıyor biliyor musunuz? Ahmet Küçükler, 250 milyar bulup Erzurumspor'a lisans çıkartmak için vermiş ya onun hesabını soruyor. "Sen bu parayı nereden buldun?" diye. Ama Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalyaspor'un 20 milyar liralık borcunu üstleniyor. Onu sorgulayan yok. Bu kafayı değiştirmemiz lazım. Erzurum'a, Erzurumspor'a ve verilenlerden artık kimsenin rahatsız olmaması lazım. Bir kere devlet Eskişehir’e, Diyarbakır'a, Trabzon'a ne veriyorsa Erzurum'a da onu vermeli. Bizim, bunu sorgulamamız, hakkımızı talep etmemiz lazım. Bugün Galatasaray devlet desteği ile stat yapıyor. Bu stada da Telekom'u sponsor ederek 150 milyon Avro para alıyor. O zaman benim stadımı da devlet yapacak.

 

Son olarak neler söyleyeceksin,

 

Bakın bu şehirde gelen ödeneklerden mutlaka bir kaç kalemi her yıl geri döner. Bu kent böyle bir yapıya sahip. Böyle olunca da Cemal Gürsel dökülüyor. Kırık koltuklar, bakımsız soyunma odaları, pislikten içeri girilemez tuvaletler. Günümüzde stadyumlar sadece 90 dakikalık maçlar için inşa edilmiyor. Stadyumlar, çağdaş yaşam kültüründe artık her gün kullanılan tesisler. Cemal Gürsel Stadyumu için 2011 dolayısıyla 13 trilyon lira para ayrılmış. Bu parayla bu stadyumun neresini onaracaksınız. Biz diyoruz ki gelin bu fırsatı iyi değerlendirelim burayı yıkın yeniden yapın. Alış veriş merkezleri, konferans salonları, kültür merkezleri, kafeteryaları olan ve sadece 15 günde bir maç oynanan tesis olmasın. Kente renk ve hareket getiren bir kompleks olsun. Milli maçların oyanancağı bir stadyumumuz olsun. Erzurum bunu layık değil mi? Bakın Kafkaslardaki gergin ortamdan dolayı Gürcistan'ın maçları UEFA tarafından Rize'ye alındı. Ya böyle bir tesisimiz olsa birçok uluslararası maç organizasyonları Erzurum'a neden alınmasın? Ama nerde Erzurum'da böylesi ufuk ve vizyon sahibi yöneticiler, siyasetçiler... Bizim yöneticilerimizde, siyasetcilerimizde maalesef günü kurtarmanın telaşındalar. Onların sayesinde de Erzurum hızla taşra kasabalarına benzemeye başladı. Artık bu şehir için hamaset nutukları atma devri bitti. Şimdi şapkamızı önümüze koyup, nasıl bir çıkış yolu buluruz bunu düşünmeliyiz. Erzurum,  gerçekten her alanda çok ciddi potansiyele sahip maalesef bu potansiyeli harekete geçirecek öncüleri bulamıyor.


   Bu haber toplam 8254 defa okunmuştur  Yukarı


        Yorumlar


 
Ekleyen : Dadas_35 | 20.12.2008 15:45:20
 
 
Orkun abi yazdıgın yazı cok güzel hem erzurumu hemde erzurumsporu sıkıntılarını bize cok iyi anlatmıssın ben 16 yasında bir genc olarak bunları duyunca cok üzülüyorum böyle büyük bir şehrin bu hale gelmesi beni ilerisi için umutsuz hale getiritor inşallah erzurum ve erzurumspor hakkettigi destegi görür.Saygılarımla...
 
 
Ekleyen : Fikret Dadaş | 06.12.2008 00:30:52
 
 
Rahmetli Ahmet Polat ın HÜRSÖZ GAZETESİnde bile spor sayfası yapıyorduk. Ferruh Yenigül ün emekleri çoktur.30 yıl öncesi tabii.haksızlık yapmışsınız,araştırmadan, soruşturmadan. Tercümanın bölge sayfası ve sporu vardı..unutmayın,eksik yazmayın
 
 
Ekleyen : isimsiz | 26.10.2008 18:47:24
 
 
siteniz güzel olmuş..)
 
Kullanıcı adı :
Yorumunuz :


  •       


    •  Genel..


    •  Objektife takılanl..


    •  Kültür sanat..


    •  Magazin..


    •  Olaylar..


    •  Güncel..


    •  Yaşam..


    •  Erzurum..
  •   




  Diğer Spor Haberleri
   Erzurumlu gurbette isyan etti
   Nihayet konuştular!
   Hoca'da yönetime isyan etti!..
   Polat'ın Erzurum plakası!..
   Aydın şampiyonları kutladı
   Ve Erzurumspor dağıldı!..
   Geleceğin yıldızları Başkent’te
   Erzurum'dan Avrupa'ya!..
   Türk futbolunun sorunları
   Yönetenlerden Erzurum'a veto



  En çok okunanlar
   Solcu ailenin Erzurumlu 'sağcı' oğlu
   Erzurum'da müdürün kızı gündemde...
   Erzurum'da yeni Hastane geline emanet!
   Erzurum’da Okulu peşkeş mi çektiler?
   İşte MHP'nin Erzurum adayları
   Erzurum’da sürpriz adaylar…
   Erzurum'un efsane gazetecisi
   Spor medyasının deli fişeği!..
   MHP'nin Erzurum adayları
   Erzurum AKP karışacak

  Anket
AKP'nin Erzurum merkez ve ilçe belediye başkan adaylarını nasıl buldunuz?
İyi (10%)
Kötü (87%)
Fikrim yok (1%)
 1428 - Katılım Diğer anketler

 
    Yayın İlkeleri  .  Künye  .  Bize Ulaşın  .  Tavsiye et   Copyright © 2008 gazeteguncel.com
 Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
 2008 © Copyright gazeteguncel.com       Eglenturk.net