Anasayfam yap   Sitene ekle  Künye  Bize Ulaşın
  Üyelik      
Anasayfa      Başyazı    Erzurum       Bölge       Türkiye       Güncel       Sağlık       Eğitim       Kültür/Sanat       Spor       Özel       Siyaset   
 
  LÜTFEN DİKKAT! -   Erzurum AKP'de kadın öfkesi -   Erzurum'un suyu temizlenmiş! -   Erzurum'un yabancı konukları! -   DSP’nin adayını CHP kaptı -   Erzurumlu gurbette isyan etti -   Kurtlar Vadisi kanalını seçti -   Bingöl'de 5 PKK'lı tutuklandı -   İşte MHP'nin Bursa adayı -   Erzurum'da İsrail'e öfke! -   İstanbul'u Dadaşlar yönetecek! -   Erzurum’da Filistin Yürüyüşü -   Sağlık Sigortası Işık Saçtı -   AKP'de aday sancısı! -   Gazeteci İspirli yoğun bakımda -   Erzurum'da DTP gözaltısı! -   Burası Erzurum Palandöken! -   İşte hafta sonu hava! -   Erzurumlu Bayram Ağa!.. -   İşte Erzurum-Diyarbakır farkı -

Anasayfaya dön  
 
Erzurum'a özlem mektubu...

Dr. Salih Kocaoğlu, yıllarca Erzurum'da Doktorluk yaptı. Binlerce hastası ve dostu oldu. Erzurum'dan gitti. Ama, Erzurum'u hiç unutmadı. Ve o Erzurum özlemini www.gazeteguncel.com'a yazdı... 

Erzurum özlemim;                                           

Nereden başlasam, nasıl anlatsam bilmiyorum.

En iyisi1969 –soğuk bir Şubat gecesinden başlamak. Erzurum Tren istasyonu kalabalık mı kalabalık, uğultulu kalabalıkta birbirine sarılıp kucaklayanlar; gülenler, ağlayanlar… Diğer tarafta; bizi Ankara dan beri taşıyan azgın boğanın yoluna devam etmek isteğinin hırçın sesi, homurdanır gibi…Ağzından ,burnundan dumanlar püskürtüyordu…

Faytonlar bekliyordu, gelen yolcuları evlerine taşımak için…  Bizde bir fayton kiralayıp, vardık üniversitenin üçüncü yurduna… Yurt idaresi kaydımızı yaparak 97 onlu odaya bizi yerleştirdiler.Banyolarında sıcak su akıyordu.Trenin kömür isini, kirini başka türlü çıkaramazdık.Sabah kantinde küflü cıvıl peyniri ,zeytin , ekmek ve çayla afiyetle doyduk.

Tıp fakültesini görmeye gittik. Oradan da şehri görmek, gezmek için yayan olarak hareket ettik. Erzurum’a uzaklardan bakınca şehrin doğusunu ve güneyini çevreleyen, kucaklayan tabyalar, kale, tepsi minare, çifte minareli medrese seçilebiliyordu. İlk Aziziye anıtı karşıladı bizi… İncelemeye çalıştık. Onu havuz başı izledi. Ne kadar anlamlı idi; çok uzun süre inceledik rölyefler deki Erzurum kongresini, Cumhuriyetin temelini anlatıyordu. Karşılıklı duran Ordu binaları da ayrı bir anlam katıyordu şehrin girişine, hemen bunların ortasında güney doğu kesiminde Halk Eğitim Merkezi hiçte aykırı durmuyordu. Biraz ileride PTT nin sempatik eski binası, sevimli haberler verecekmişçesine karşılıyordu bizleri… Cumhuriyet caddesinin sağında, onun tam karşısında Tekel binası aynı güzellikte idi. Binanın duvarlarındaki korumasız camekânlarda tekel ürünleri teşhir edilmişti. Yine ileride sağda bunu Ordu evi takip ediyordu. Bütün bu yapılar birbirleri ile uyum içerisinde idiler.

Cadde üzerinde bir ya da iki, hareket halinde uzun kuyruklu Amerikan arabası görürdük. Faytonlar çoğunlukta idi.

O günkü Adliye binası yanında gördüğüm, tam hatırlayamadığım bir yuvarlak taşın üstünde dik duran nesnenin ve taşın üzerindeki çizgilerin güneş saati olduğunu, ilk defa duydum ve gördüm.  Benzer saati Şeyhler Mahallesi, şeyhler camii(isim yanlış olabilir) minaresinde de gördüm ve fotoğraf arşivimde olması gerekiyor.

O zamanki Adliye binası karşısında LALAPAŞA CAMİİ inci tanesi gibi duruyordu karşımızda... Bahçesinde o zamana kadar görmediğim, benim doğduğum yörelerde olmayan İKİ ADET ATKESTANESİ ağaçlarını gördüm. Bu ağaçları, ilkbaharda filizlerinin uçlarından mum gibi dik duran beyaz renkli zarif çiçeklerini seyretmeye sık, sık giderdim.  Son baharda da meyvelerini görmeye defalarca gittiğimi hatırlıyorum. Çam, kavak, söğüt, akça ağaç, akasya ağacından başka ağacın yetişmediğini gördüğüm bu şehre; kimlerin ATKESTANESİNİ nerelerden, nasıl getirip o günün olumsuzlukları(iklim, ulaşım, bakım vs.) içerisinde o ağacı nasıl oraya dikip yetiştirdiğini, hep o ağaçlara sorardım, kendi kendime içimden… Caminin kıble tarafındaki ayva ağacının, çiçek açtığını ama meyve vermediğini de görmüştüm.

Çifte minareli medreseyi ne zaman seyre gitsem, beni çok uzaklara götürürdü… Giriş kapısının sağ ve solundaki motifler, mozaik tezyinat sanatı hepsi senelerce benim ilgimi çekti, halende tam yorumlayabilmiş değilim. Yanı başındaki Ulu cami de yine öyle idi. İçine girince ruhunuz bir anda değişir… Bu noktadan kalenin ve tabyaların görünümü de bir başkadır. Yine bu bölgede tarihle yüzleşmiş eski evler dizilmiştir.                                                                        

Beni bu şehir cezp etmişti. Çünkü doğduğum büyüdüğüm şehir bu kadar tarihe ve kış doğasına sahip değildi. Yalnız suyunun tadı, doğduğum şehrin suyunun tadına tıpkı benziyordu, iç içebildiğin kadar... 

Baharda şehre yükseklerden bakılınca; evlerin toprak damlarının görünümü bizim oraların çeltik tarlalarını anımsatıyordu.  

 Yakutiye medresesinin; anlamlı işlemeleri üzerindeki motifler cezp edici idi. Kümbetler de ayrı bir ilgi odağı idi. Üç kümbetlerden birinin üzerindeki Çin takvimi ilginçti. Kümbetlerin doğusundaki eski eve, yine kümbetlere çıkan sokaktan çifte minareli medreseye, kaleye doğru bakmakta ayrı bir lezzet veriyordu insana…

Eski hükümet konağı, Caferiye camii, Tepsi minare(kufi yazısı, gotik mimarisi ilaveli Osmanlı dönemine ait saati ile),Çifte minareli medrese hepsi efsunlu idi benim için…

Hele kesme taşlı evleri; evlerin iç mimarisi, günlük yaşamın geçtiği mekânlar; mesleğim gereği gittiğim evlerde hep ilgimi çekmiştir, sahiplerine hissettirmeden mekanları hep incelemişimdir. Hele sokak köşelerindeki evlerin sert keskin köşelerinin yuvarlatılan köşe dönüşleri ile insan yaşamı(canlı ile cansız varlığın uyumu-ergonomi-) hep ön planda düşünülmüştür.

Sokak aralarında bakımlı sanat eseri özelliğini üzerinde taşıdığını her hali ile belli eden, bol su akan çeşmelerini unutmam mümkün mü? Kim bilir kimler su içti, başında kimler yaren yaptı,  kimleri buluşturdu, ne olaylara tanıklık ettiler,ne kararlar alındı vs...

Sokaklarında bir ya da iki katlı, bahçeli evleri sıralanırdı. Kapıları o mekânın sosyo-ekonomik yapısını da yansıtırdı. Genelde kapıları iki tokmaklı idi. Biri ince ses verirdi bayanlar için, diğeri kalın ses verirdi erkekler için, böylece kapıyı açmadan gelenin cinsiyetini tahmin edebilirdi ev sahibi.

Evlerin kapılarının hemen dışında tırhış denen; ağaç çıtalardan diyagonal(eksene kırk beş derecelik açı ile birbirine belli mesafede paralel dizilmiş çıtalar) yapılmış ikinci kapıları vardı, evin bir nevi havalandırması (kliması )gibi görev yapıyordu (yüzey daraldıkça akım hızı artar, fizik kuralı ile), aynı zaman da perde görevini de görüyordu. Sokaktan geçeni evin içerisinden bakan görebiliyordu ama sokaktan geçen kişi evin içini asla göremiyordu. Bu Tırhış kilitli de değil zannederim, demek ki o dönemde insanlar arası ilişkilerde mükemmel güvenli olsa gerek.

Evlerin bahçelerinde genelde leylak ağaçları vardı, bunu kavak ve söğüt izliyordu.                

Sokaklarında yanmış tezek kokulularının yanında, pişmiş yemek kokulardı mis gibi… Cadde ve sokaklarında kırmızı et döneri kokuları yayılırdı, dönercinin yanından geçince…

Cadde de köşe başlarına kestane kebapçılar yerleşti mi; Palandökene, Eğerli dağa kar düşerdi genelde!

Kışın toprak damlı evlerinin tepelerinde ki karları temizlemeye çapalardı insanlar…

Kışın cadde ve sokaklarda paten kayarlardı gençler ve çocuklar…

Doğu sineması vardı vizyon da ki en güzel filmleri getirirdi… Sinemada film izlemenin bir adabı vardı.

Hemen sinemanın yanı başında, Lostra salonu yer alırdı Salim amcanın.

Cadde üzerinde; iki koca tekerlekli arabayı bir atın veya eşeğin çektiği(hafızam yanılıyor olabilir), çöp toplayan çok uzun boylu belediye hizmetlisi Yusuf ağabey vardı hatırladığım.

Üniversiteye servis yapan; aşırı gürültülü çalışan, çok yavaş hareket eden bir otobüsü vardı.

Bu anılar Cumhuriyet Caddesi ve çevresi ile sınırlı kalsın, daha ileride diğerlerin de yazarım yeri gelince…

Yaşam; o tarihlerde daha yerleşik ve emek daha değerli idi diye düşünüyorum. Şehrin o tarihlerdeki görünümü; daha zenginmiş havası veriyordu bana... 

DR.SALİH KOCAOĞLU

 


   Bu haber toplam 6731 defa okunmuştur  Yukarı


        Yorumlar


 
Ekleyen : münip durgunlu | 16.01.2009 23:39:11
 
 
abiciğim, sen can bir dost ve tanıdığım en kalender insanlardan birisin. Gurbette erzurumu bir kezdaha yaşadım ve o eski günleri hatırladım. seni çok seviyoruz, sağlığına herzaman duacıyız. 16.01.2009
 
 
Ekleyen : Osman Uzundumlu | 31.12.2008 12:44:10
 
 
Ağabeyilerin ağabeyisi.selam sana.Sizden çok şey öğrendik.Ne mutlu sizeki dünyalar dolusu dostun var.Erzurum sizi untmadı.Unutamaz.Sağlıklı günler siz ve sizn gibi dostların olsun
 
 
Ekleyen : Sayıl Narmanlıo | 30.12.2008 22:24:08
 
 
Koca Salih

Göğüsten vurmuştu meret ağrı… Sabah erkenden sona koşmuştum, çare diye...Bir bakışta anladın kalbimdeki sızıyı…Ve moral verdin, hayatta kalmamı sağladın….Şimdi bu neşterli kalp seni unutur mu?, unutur mu dostluğunu, unutur mu yüceliğini, unutur mu Erzurum sevdanı? Koca Salih, öyle bir iz bıraktın ki silinmeyecek, ebediyen…Sağlığın ve mutluluğun için duadayım ağabey....
 
 
Ekleyen : gürcan gözüm | 30.12.2008 10:43:23
 
 
sevgili salih abi bizlerde seni cok özledik erzurum sizler gibi güzel insanlarla dahada güzeldi eksikliğinizi yüregimizde hissediyoruz selamlar
 
 
Ekleyen : murat kırkkesel | 29.12.2008 23:22:20
 
 
sevgili Ağabeyim,yazında Erzurum o kadar güzel yazmışsın ki, çocukluğumu hatırladım.Eline sanat ve doğa sever gönlüne sağlık seni çok seviyor ve sevgi ile yadeediyorum Allaha emanet ol
 
 
Ekleyen : oktay çapan | 29.12.2008 13:57:32
 
 
Sevgili kardeşim. Dadaşlar diyarı,senin gibi, Erzurum sevdalısı bir insan tarafından,ancak bu detayları ile bu kadar anlatılır.Bu yazıda eski Erzurumu ve seninle geçen güzel günleri hatırladım. Bu yazıyı yazan ellerin dert görmesin. Sevgi ve saygılarımla. Oktay Çapan.29.12.2008
 
 
Ekleyen : zeki kaya | 29.12.2008 12:48:14
 
 
Üstad Dr.Salih Kocaoğlu bey için ne yazılsa azdır.Kitaplar dolusu methiyeler yazılsada yine az olur.Onu Erzurum,lu doktorluk yanı ile ne kadar iyi tanıyorsa bir o kadarda insancıl yönü ile tanır.Heres ona duacı.İyiki varsın Dr. Salih Ağabeyi.
 
 
Ekleyen : | 27.12.2008 09:59:27
 
 
hocam sizi seviyoruz
ellerinden öpüyorum
Cem BAKIRCI
 
 
Ekleyen : numan önal | 21.12.2008 01:21:42
 
 
Bir erzurum böyle güzel anlatılabilirdi
 
 
Ekleyen : abdullah yildir | 20.12.2008 01:52:26
 
 
almanya dan okudugum bu yazi gozlerimi nemlendirdi Erzurum seni cok seviyorum memleketim guzel vatanim allah aemanet olun sevgili dadaslarim
 
 
Ekleyen : zekiye çomaklı | 18.12.2008 21:17:24
 
 
benden daha fazla Erzurumlu olan değerli kardeşim Salih bey, yüreğine sağlık, Erzurumdan gittikten sonra vefasızlık edenlere işte size adam gibi adam diyerek örnek gösterilecek bir insansınız.Allaha emanet olun.eşinize selamlar.
 
 
Ekleyen : Nuri Bayrakci | 18.12.2008 18:21:49
 
 
Erzurumu senın kalemınde daha guzel bulduk kucaklaşmak istedıgımız erzurumda bizi buluşturdun.
iyi insan dost insan sana selam sana sevgi sunuyorum.
 
 
Ekleyen : Mutluluklar dil | 18.12.2008 13:35:18
 
 
Hocam Yüreğine Sağlık, Sen Erzuruma, Erzurum sana sevdalı, yolun açık olsun.
 
 
Ekleyen : selçuk türkkal | 17.12.2008 20:04:35
 
 
İnsanın bunları görebilmesi için gözlerin güzel olması lazım, kalbi kocaman olması lazım bunların hepsi sizde mevcut Salih bey, sizde öyle güzel göz öyle kocaman kalp var ki sizinleydi her şeyin güzelliği sizlerle her şey güzel
 
 
Ekleyen : nadir burumoglu | 17.12.2008 13:59:57
 
 
hocam size selam olsun
 
 
Ekleyen : meryem mutlutür | 17.12.2008 10:52:27
 
 
değerli abimize erzurumdan kucak dolusu sevgiler ve saygılar mutlutürk ailesi
 
 
Ekleyen : dralmacirecep | 16.12.2008 21:08:27
 
 
Sevgili kardeşim;
Çoğu Erzurum lu senin bu Erzurum tasvirini yapamaz.
Ne iyi ettin de Erzurum da okudun, ne iyi ettin de Erzurum da çalıştın. Ne iyi ettin de senin gibi bir dost kazAndık. Eline diline sağlık..
Seni ben ve tüm Erzurumlu lar seviyor..
Hasretle kucaklıyorum..
Mutlu ol, sağlıcakla kal...
 
 
Ekleyen : | 16.12.2008 13:58:29
 
 
Sevgili kardeşim;
Çoğu Erzurum lu senin bu Erzurum tasvirini yapamaz.
Ne iyi ettin de Erzurum da okudun, ne iyi ettin de Erzurum da çalıştın. Ne iyi ettin de senin gibi bir dost kazAndık. Eline diline sağlık..
Seni ben ve tüm Erzurumlu lar seviyor..
Hasretle kucaklıyorum..
Mutlu ol, sağlıcakla kal...
 
 
Ekleyen : Güzel insan | 16.12.2008 00:23:32
 
 
İçinizin güzelliğini aynen yüzünüzde; bunu size merhaba diyen herkes bilir....Erzurumda yaşayan yüzbinler bilir..selam ve saygılar. Ali Okutan.
 
 
Ekleyen : İsmail Özyazıcı | 13.12.2008 00:59:50
 
 
Erzurum ancak bu kadar güzel anlatılır..
Erzurum sevdalısı Salih ağabey, inan ki bu memleket te seni hiç unutmadı ve unutmayacak...
Selam ve saygılar Salih ağabey... Erzurum da seni çok seviyor, buna inan...Allaha emanet ol...
 
Kullanıcı adı :
Yorumunuz :


  •       


    •  Genel..


    •  Objektife takılanl..


    •  Kültür sanat..


    •  Magazin..


    •  Olaylar..


    •  Güncel..


    •  Yaşam..


    •  Erzurum..
  •   




  Diğer Özel Haberleri
   Palandöken'de tatil indirimi!
   İste Erzurumlu bilim adamı!
   Kriz kahininden 2009 falı
   Ahmet'i Gülten yad etti.!...
   Erzurum'da anlamlı yarışma!..
   Kızım cesur ol ve çık
   Gazze'li annenin mektubu!
   Erzurum'da ki Ermeni sayısı
   Kanadoğlu, "Sinmeyeceğim"...
   Sırada Yılmaz Güney var



  En çok okunanlar
   Solcu ailenin Erzurumlu 'sağcı' oğlu
   Erzurum'da müdürün kızı gündemde...
   Erzurum'da yeni Hastane geline emanet!
   Erzurum’da Okulu peşkeş mi çektiler?
   Erzurum’da sürpriz adaylar…
   İşte MHP'nin Erzurum adayları
   Erzurum'un efsane gazetecisi
   Spor medyasının deli fişeği!..
   MHP'nin Erzurum adayları
   Erzurum AKP karışacak

  Anket
AKP'nin Erzurum merkez ve ilçe belediye başkan adaylarını nasıl buldunuz?
İyi (10%)
Kötü (87%)
Fikrim yok (1%)
 1428 - Katılım Diğer anketler

 
    Yayın İlkeleri  .  Künye  .  Bize Ulaşın  .  Tavsiye et   Copyright © 2008 gazeteguncel.com
 Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
 2008 © Copyright gazeteguncel.com       Eglenturk.net